Astrolojiyle İlgili Bilmek İstediğiniz Her şey!

27 Temmuz 2025 Pazar

Geçmişin kalbimize dokunduğu bir hafta… Gökyüzü bu hafta yüksek sesle konuşmuyor. Her şey sakin, ama işte tam da bu sessizlikte duyuluyor kalbimizin asıl sesi. Çünkü evren bu kez ilişkilerimize dokunuyor. Hem eskilere hem yenilere… Bitip gidemeyenlere, yönünü kaybedenlere ya da yeniden filizlenmeye çalışanlara…Merkür retrosunun etkisi hâlâ güçlü. Eski ilişkiler, kapanmamış konular, içimizde çözülmemiş duygular bir bir yüzeye çıkıyor. Bizi yormak için değil; neye ihtiyaç duyduğumuzu, neyi eksik bıraktığımızı ve aslında nasıl bir sevgiye layık olduğumuzu hatırlatmak için.

Haftanın başında Venüs’ün Şiron’la yaptığı ilk temas, ilişkilerdeki yaralarımıza işaret ediyor. Özellikle kadın dostlarımızla yapacağımız paylaşımlar şifalı olabilir. Kalbimizi açmak, sessizce içimize gömdüğümüz kırgınlıkları paylaşmak, yeniden güç toplamak için güzel bir destek bu. Belki bir kelime, belki sadece anlayışlı bir bakış bile iyi gelecek…

Haftanın esas dönüşü ise 28 Temmuz’da Venüs’ün Yengeç burcuna geçmesiyle başlıyor. Venüs burada üçlü yöneticiliğe sahip yani kendini güvende ve ait hissediyor. Aşk da artık güven duygusuyla örülmek istiyor. Sığ yakınlıklardan uzak, daha içten, daha ilgiye ve şefkate dayalı bir bağa yöneliyoruz. Flört değil, bağlılık. Görünüş değil, derinlik. Venüs Yengeç’teyken sadece sevilmek değil; ait hissetmek istiyoruz. Bir tabak yemeğin kokusunda, paylaşılan bir sofrada, birlikte sustuğumuz anlarda… İlişkilerde o sıcaklık, o “ev hali” kıymet kazanıyor. Eğer sevgimizi dengeyle sunabilir, “anne rolü”ne fazlaca kaçmadan karşımızdakine duygusal alan tanıyabilirsek; bu süreç bizi evliliğe, uzun vadeli bir beraberliğe doğru taşıyabilir.

Venüs Yengeç burcundayken yalnızca ilişkiler değil, evimizle olan ilişkimiz de derinleşir. Ruhumuz daha çok içeriye, yuvaya yönelir. Bu da bizi ister istemez evde daha fazla vakit geçirmeye, iç mekânla daha güçlü bir bağ kurmaya yönlendirir. Bu dönemde ev dekorasyonuna ilgi artabilir. Ufak değişiklikler yapmak, mutfak aksesuarlarına yönelmek, evin enerjisini güzelleştirmek isteriz. Renkler, desenler, belki çocukluğumuzdan kalan bir objeyi bir köşeye iliştirmek bile bize iyi gelir. Venüs estetikle, Yengeç aidiyetle ilgilidir; bu iki enerji birleştiğinde “evde kendini yeniden var etme” duygusu çok güçlenir. Ayrıca bu süreçte nostalji ruhumuza iyi gelir. Eski müzikler, anılarla bağ kurmamıza yardım eder. Ruhumuz sığınacak bir liman arıyorsa, bu limanı evimizin içinde yaratmak isteriz. Kalbimizi ısıtan detaylara daha duyarlıyız. Bazen bir fincan, bazen bir perde, bazen de annemizin mutfağından kalan bir kokudur bizi iyileştiren…Venüs Yengeç burcundayken estetik dışarıdan çok “ait hissettiren” şeylerde saklıdır.

Bu geçiş 25 Ağustos’a kadar etkili olacak. Bu süreçte sevginin kalbine giden yol bazen gerçekten mutfaktan geçiyor. Küçük bir ilgi, düşünülmüş bir detay, sessiz bir ilgi bile kalbe çok şey anlatıyor. 12 Ağustos sonrası, Merkür retrosu sona erdiğinde yeni ilişkiler daha rahat ilerleyecek. O zamana kadar yaşadıklarımız daha çok içsel yüzleşme, duygusal çözülme ve geçmişle barışma üzerine olacak. Ama retro sonrası başlayan yeni bağlar, daha net ve ilerleyici bir enerjiyle kendini gösterebilir.

Özellikle bu dönemde gerek mevcut ilişkilerde gerek yeni başlayacak olanlarda Yengeç, Oğlak, Akrep ve Balık burçları daha güçlü etkiler altında olacak. Duygusal bağlar güçleniyor, sezgiler artıyor. Rüyalar yol gösterici olabilir. Bilinçaltımızda biriken duygularla yüzleşebilir, içsel çözülmelere adım atabiliriz.

Partnerimizi rüyamızda görürsek şaşırmayalım; ruhsal bağlar bu dönemde derinden çalışıyor… Venüs’ün Yengeç burcuna geçişiyle birlikte duygular yumuşarken, bir yandan da ilişkilerde güçlü bir korunma ve sahiplenme isteği doğabilir. Kalbimizde sevdiğimiz kişiyi sarıp sarmalama, bağ kurduğumuz insanları kaybetmeme arzusu yoğunlaşırken, bu hassasiyet zaman zaman karşı tarafa baskı olarak da yansıyabilir.

Ancak bu geçişin hemen ardından, 1 Ağustos’ta Venüs’ün Satürn ve Neptün’le yapacağı zorlayıcı açılar devreye giriyor. Bu etkiler 5 Ağustos’a kadar devam edecek ve ilişkilerde bazı sınavlar getirebilir. Özellikle yeni başlayan ilişkilerde beklentiler çok hızlı yükselebilir, gerçekliğin ötesinde hayaller kurulabilir. Hayal ile hakikat arasındaki sınırlar bulanıklaşırken hem kendi duygularımızla hem de karşımızdakinin niyetiyle ilgili kafamız karışabilir.

Bu gökyüzü etkisiyle birlikte: Otorite figürlerinden (ebeveynler, yaşça büyük kişiler, toplum baskısı vb.) kaynaklı kısıtlanmalar olabilir. İlişkilerde karşılıklı yönetme çabası, kıskançlık ya da üzerimizde baskı hissi artabilir. Partnerimizle sosyalleşmekten çok içe dönük, daha kapalı bir düzlemde iletişim kurmak isteyebiliriz. Bazı ilişkiler toplumdan gizlenebilir; her şey açık yaşanamayabilir. Bu süreç aynı zamanda çocuklarla ilgili konularda da hassasiyet yaratabilir. Aile düzeni içinde ilişkilerde sorumluluk almak, duygusal yükleri taşımak zorlayıcı olabilir. Kadın erkek dengesi, ilişkideki eril ve dişil enerjilerin dağılımı bozulabilir. Bir taraf fazla alan isterken diğer taraf fazlasıyla yapışabilir ya da tamamen geri çekilebilir. Bu da ilişkilerde yalnızlık hissini derinleştirebilir. Ruhsal olarak desteklenmeye, duygusal olarak anlaşılmaya daha fazla ihtiyaç duyacağız. Ve bu dönemde, içsel olarak “tek başıma mıyım?” duygusunu hissetmemiz oldukça doğal. Aynı zamanda bu gökyüzü etkisi finansal alanlara da yansıyabilir.

Nakit akışında gecikmeler, alım satım işlerinde beklenmedik pürüzler yaşanabilir. Bu nedenle bu hafta maddi kararları sakinlik içinde almak önemli. Harcamalarda ölçülü olmak, plan dışı alışverişlerden kaçınmak faydalı olacaktır. Özellikle estetik işlemler, kozmetik harcamalar ya da dış görünüşle ilgili müdahaleler için uygun bir dönem değil. Merkür retrosu tek başına buna işaret etmese de Venüs’ün aldığı sert açılar bu alanda risk yaratabilir. Gökyüzü bu günlerde dışarıdan çok içeriyi güzelleştirmeni destekliyor…

Haftanın en güzel haberi ise, içsel enerjimizi tamamlayan ve hayatımızdaki niyetleri aktive eden güçlü bir gökyüzü buluşmasıyla geliyor… Merkür, 31 Temmuz akşamı Güneş’in kalbine yerleşiyor. Saat 21:30’dan başlayarak, 1 Ağustos sabahı 05:46’ya kadar, Merkür Güneş’in tahtına geçecek. Bu özel kavuşum “cazimi” olarak bilinir ve retro bile olsa zihinsel, ruhsal ve kalpten gelen dileklerimiz için adeta evrenin kapılarını aralar. Özellikle 1 Ağustos sabaha karşı 02:28 – 02:51 saatleri arasında, bu kavuşum tam anlamıyla dakikası dakikasına ve derecesi derecesine gerçekleşecek.

Gece geç saatler olabilir… Ama eğer kalbinle bağlantıya geçmek, içinden geçenleri evrene fısıldamak istersen; bu an tam da bunun zamanı. Kalbimizde uhde kalan, tamamlanmamış, eksik kalmış ne varsa…Hayatımızda dile getirmeye cesaret edemediğimiz niyetler, içimize attığımız ama aslında bir adım bekleyen hayaller… İşte bu gökyüzü bize “şimdi” diyor.

Bu saatlerde yapılacak her niyet; ışığımızı yükseltmek, kendimizi fark etmek, tamamlanmak ve yeniden var olmak adına büyük destek taşıyor. Belki bir dua, belki kalpten gelen bir cümle… Belki sadece “ben hazırım” demek bile yeterli. Evrenin kulağı bu kez kalbimizin hizasında. Ve biz eğer içimizden geçenleri fark edebilirsek, o kapı aralanacak.

Şimdiden tüm güzellikler bizi buldu diyelim…

Sevgilerimle

Sema Sidar