Merhaba sevgili okuyucularım,
9 Şubat haftasına girerken gökyüzü bizi yavaş yavaş tutulmaların enerji alanına hazırlıyor. Ancak tutulma öncesindeki bu hafta, kendi başına da oldukça önemli gezegen hareketleri barındırıyor. Derin, farkındalık yaratan ve uzun vadeli etkileri olan bir haftadayız.
Sevginin Yumuşadığı Bir Dönem Başlıyor: Venüs Balık’ta
10 Şubat’ta aşk, ilişki ve sevgi gezegeni Venüs, Balık burcuna geçiyor. Venüs Balık burcunda oldukça güçlüdür; burada yücelimdedir, üçlü yöneticiliğe sahiptir ve kendi doğasını rahatça ifade edebilir. Bu nedenle 6 Mart’a kadar sürecek bu dönem, duygusal anlamda daha yumuşak, daha romantik ve daha sezgisel bir atmosfer getiriyor.
Venüs’ün sevgi arayışıyla Balık burcunun hayal gücü, şefkati ve melankolik doğası birbirini destekler. Bu süreçte sevgiye yaklaşımımız değişebilir. Daha çok hissetmek, daha çok anlamak, daha çok bağ kurmak isteyebiliriz. Romantizm artar, duygular görünür olur, ilişkilerde empati ve anlayış güçlenir.
Aşk, Şefkat ve Ruhsal Beslenme
Bu dönem aynı zamanda yaratıcılığı, sanatı ve spiritüel alanları da destekler. İlahi olanla bağ kurma isteği artabilir. Kendimize sevgiyle yaklaşmak, ruhumuzu beslemek, kalpten yapılan her işte ilerlemek mümkün hale gelir. Sevgi yalnızca bir ilişki teması değil, yaşamın her alanına yayılan bir hal olur.
Venüs Balık’ın Gölge Tarafı: Hayal mi Gerçek mi?
Ancak Balık enerjisinin bir gölge tarafı da var. Hayaller ve beklentiler abartılabilir. Karşımızdaki kişiyi olduğu haliyle değil, görmek istediğimiz haliyle algılayabiliriz. “İlla olsun” duygusu ilişkilerde hayal kırıklığı yaratabilir. Bu yüzden bu dönemde sevgiyle birlikte gerçeklik duygusunu da korumak önemli.
Duygusal iştah artışı görülebilir; bu hem ilişkilerde hem de beslenme düzeninde kendini gösterebilir. Küçük bir hatırlatma: Aşk bazen kilo aldırır.
Bu süreçten özellikle Balık, Başak, Yengeç ve Oğlak burçları daha güçlü destek alabilir. Ancak genel olarak tüm burçlar için sevginin, şefkatin ve duygusal bağların ön planda olduğu bir dönem başlıyor.
14 Şubat: Gökyüzünde Ciddi Bir Eşik – Satürn Koç’ta
Haftanın ikinci ve çok daha uzun vadeli etkisi olan gökyüzü olayı, 14 Şubat’ta Satürn’ün Koç burcuna geçmesi. Bu geçiş, yalnızca bireysel değil, kolektif anlamda da önemli bir dönemin kapısını aralıyor.
Satürn astrolojide sorumluluk, zaman, sınırlar, disiplin ve hayat dersleriyle ilgilidir. Koç burcu ise cesaret, inisiyatif, liderlik ve “ben” demekle ilgilidir. Bu iki enerji bir araya geldiğinde kolay bir süreçten söz edemeyiz.
Cesaretin Bedeli: Sorumluluk
Satürn Koç burcunda rahat değildir. Koç’un aceleci ve sabırsız doğası, Satürn’ün yavaşlatan ve sınayan yapısıyla çatışır. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda özellikle sabırsızlık, kontrolsüz tepkiler, öfke ve ani kararlar hayat tarafından test edilebilir.
Bu döngü bize şunu öğretir: Cesaret hızlı olmak değildir. Cesaret, sorumluluk alabilmektir.
Geçmişten Bir Hatırlatma: 1996–1998 Döngüsü
Satürn Koç’un en yakın döngüsü 1996–1998 yılları arasındaydı. O dönemde dünya genelinde savaşlar, ayrışmalar, baskıcı liderlikler ve güç mücadeleleri ön plandaydı. Ateş, patlama, yangın ve volkanik hareketlilik gibi Koç temalı doğa olayları da dikkat çekmişti.
Bugün benzer temalar yeniden gündeme gelebilir. Ancak bu kez farkındalık seviyemiz daha yüksek olabilir.
Bu Döngüde Bize Düşen Ne?
Satürn Koç döngüsü 13 Nisan 2028’e kadar sürecek. Yaklaşık 2,5 yıllık bu süreçte hepimize aynı soruyu soracak:
Hayatında gerçekten neyin arkasında duruyorsun?
Eğer bireysel olarak: Sınırlarımızı netleştirirsek, inisiyatif alırsak, öfkeyle değil bilinçle hareket edersek bu döngü bizi güçlendirir. Aksi halde aynı dersler farklı sahnelerde karşımıza çıkabilir.
Kalp Açılırken Omurgayı Güçlendirmek
Bu hafta Venüs’ün yumuşaklığı ile Satürn’ün ciddiyeti aynı anda çalışıyor. Kalbimizi açarken omurgamızı da sağlam tutmamız gereken bir zamandayız. Sevgiyle ilerlemek ama sınırlarımızı bilmek, bu gökyüzünün bize sunduğu en büyük farkındalık olabilir.
Sevgilerimle
Sema Sidar



